Oyun Başladı!

Yakında: Oyun Oynayarak Öğrenme (Video Oyunları)

Amerika Birleşik Devletlerinde insanların %59’u video oyunları oynuyor (bunların %52’si erkek, %48’i ise kadın). Çek erkekler ve kadınların ön sıraları paylaştığı Avrupa da bu konuda pek geri kalmıyor. Yalnızca İsveç, Finlandiya ve Fransa, oyuncu sayısında Çek Cumhuriyeti’nden önde. Çek nüfusunun %56’sı oyun oynuyor; bunların %56’sı erkek, %44’ü kadın.

Yalnızca yetişkinler ve gençler değil, daha küçük çocuklar da oyun oynuyor. Çalışmalar, en küçük çocuğun 21 yaşına bastığında toplam 10000 saatlik oyun oynama zamanını dolduracağını gösteriyor. World of Warcraft’a adanan Wowpedia ansiklopedisinde, oyun tutkunları tarafından yazılan 103.000’i aşkın makale bulunuyor. Bu durumda şu soruyu soruyoruz: Tüm bu fedakarlık, enerji ve zaman, eğitimde kullanılamaz mı? Oyunlar, okullarda ideal eğitim aracı olamaz mı? Şimdiye kadar gördüğümüz gibi birçok seçenek var.

Bir Sonraki Aşama

Ebeveynlerin tepkilerini tahmin edebilirsiniz: “Aptal oyunlar” nasıl kitap okumaktan ya da test kitaplarından daha iyi olabilir ki? Bir öğretmenin açıklamalarından ve ardından yapılacak pratik ve testlerden nasıl daha iyi olabilirler? Okulda da mı bilgisayar oyunu? Zaten çok fazla oyun oynuyorlar!

Birçok yetişkin ve ebeveyn işe giderken, çocuklarının yaptığı gibi telefon, tablet veya bilgisayarlarında PixWords veya Candy Crush oynuyor. Ancak bilgisayar oyunlarının anti-sosyal bir yaşam şekline neden olduğu algısı devam ediyor ve oyun denildiğinde hala akla karanlık odalarda geçirilen zaman, agresif davranışlar ve bağımlılık geliyor. Bu bakış açısıyla bakıldığında da, oyun ile öğrenme en iyi seçenek gibi gelmiyor.

Öte yandan, geleneksel yolla öğretilemeyen veya öğretilmesi kolay olmayan şeyler olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Örneğin, video oyunları bizi becerilerimizi geliştirmeye zorluyor. Oyunda ilerlemek için öncelikle “öğrenmek” zorundasınız. Half Life 2 oyununda (birinci şahıs nişancı oyunu), oyuncu düzenli olarak fizik bilgisi gerektiren bulmacalarla karşılaşıyor. Bulmacaları çözemezseniz, oyunda ilerleyemezsiniz.

Kitaplar, önceki içerikleri bilmemeniz durumunda bir sonraki bölüme geçmenizi engellemez, istediğinizde en sona atlayabilirsiniz. CD’ler metni veya müziği ne kadar iyi anladığınızı kanıtlamanız için işlemi durdurup size sorular sormaz. Ama oyuna devam etmek istiyorsanız, daha iyi olmak zorundasınız!

Tabi ki video oyunları geleneksel öğrenme yöntemlerini tamamlayıcı olmalı, onların yerine geçmemeli. Her türün kendi ait avantaja sahip olduğu oyunlar, öğrencilerin kavramları daha iyi anlamalarına, zihinlerini ve becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilir.

Hızlı ve Akıllı

Örneğin aksiyon oyunlarına bakalım. 2014’te yapılan bir çalışma, birinci şahıs nişancı oyunlarının görüşü, el-göz koordinasyonunu ve refleksleri iyileştirdiğini ve öğrenmeyi hızını arttırdığını gösterdi. Oyuncuların kontrol grubuna göre renklerin tonlarını daha iyi ayırt ettikleri ve daha ince ayrıntıları fark ettikleri görüldü. Ayrıca daha hızlı öğrendikleri ortaya çıktı.

2010’da yapılan başka bir çalışma, oyuncuların oyun oynamayanlara göre %25 daha hızlı karar verdiklerini ve kararlarının doğruluk oranının aynı olduğunu gösterdi. Bu değişiklikler, oyuncuların gerçek yaşamlarını da etkiliyor.
Cerrahlar, pilotlar, polisler, borsacılar, sürücüler ve farklı durumlardaki herkes, bu şekilde edinilen becerilerden faydalanabilir.

Aksiyon oyunu türleri arasında, popüler Angry Birds veya Cut the Rope gibi mantık oyunları da yer alıyor. Nanyang Teknoloji Üniversitesi’nden bilim insanları, dört farklı mantık oyununun oyuncularının becerilerindeki değişiklikleri analiz ettikleri çalışmada şaşırtıcı sonuçlar elde etti. Örneğin, Cut the Rope oynayanlar, kontrol grubuna göre, yeni durumlara üçte bir daha hızlı uyum sağladı, daha iyi odaklandı, dikkat dağıtıcı çeşitli etmenleri çok daha kolay elimine etti ve birden çok işi aynı anda daha verimli şekilde yapabildi.

Bu beceriler, günümüzün hızlı dünyasında çok faydalı oluyor!

Daha İyi Bir Ben

The Elder Scrolls V: Skyrim veya Grand Theft Auto V gibi rol yapma oyunları (RPG), oyuncuları farklı kültürleri ve kuralları olan yepyeni ve sihirli bir bilim kurgu dünyasına götürüyor. Çalışmalar, bu tür oyunların hayal gücünü, yaratıcılığı ve problem çözme becerilerini geliştirdiğini gösteriyor. Dahası oyuncular kendi avatarlarını seçtikleri bu oyunlarda, kendileri için daha iyi bir görüntü seçebilir ve hem oyunda hem de gerçek dünyada kendilerine olan saygılarını arttırabilirler. Birçok RPG, önemli sayıda (hatta binlerce) insan tarafından aynı anda oynanabilir. Bu sayede, oyuncular doğal olarak bir takım içinde veya hiyerarşik bir yapıda çalışmayı ve ekonomi kurallarını uygulamayı öğrenebilir (örneğin, oyuncular kaynakları alıp sattığında).

Büyük şirketlerde iyi bir takım oyuncusu olmak işverenlerin çok önem verdiği bir erdem. Sağlıklı düzeyde kendine güven ve karmaşık problemleri çözme becerisi, her zaman sahip olunması çok faydalı olacak beceriler.

cz-article-trans-UK

Starcraft, Age of Empires veya Civilization gibi gerçek zamanlı strateji (RTS) oyunlarında, oyuncular kendi medeniyetlerini kuruyor ve başkalarını mağlup etmeye veya yapay zekayı alt etmeye çalışıyor. Kendi şehirlerini veya ülkelerini yönetmek, oyuncuların kaynaklarını ve askerlerini takip etmelerini ve her ikisini de etkili bir şekilde kullanmalarını gerektiriyor. Oyuncuların, birçok RTS oyununda düşmanla savaşırken ve zaman baskısı altında kendi birimlerine ve kaynaklarına da dikkat etmesi gerekiyor.

Ortalama bir RTS oyuncusu, fareyi dakikada 50 ila 200 kez tıklarken, profesyonellerde bu sayı dakikada 600 tıklamaya çıkabiliyor. Bu oyuncuların, aynı anda birden çok işi yapma becerilerinin yüksek olması, sesli ve görsel bilgileri hızla işleyebilmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Bu beceriler, aynı zamanda bir evi, departmanı, şirketi vb. organize ederken de kullanılabilir.

En son kategori olan spor kategorisi, bilim insanları tarafından yoğun olarak araştırıldı. Bir araştırmada yaşlılar yarış oyunları oynadılar. Katılımcılar, oyundan keyif almanın yanı sıra, birden çok işi aynı anda yapma becerilerini ve yalnızca sanal ortamda değil kendi arabalarında sürüş becerilerini de geliştirdiler.

Peki Ya Okullar?

Oyunları eğitime nasıl entegre edebileceğimiz sorusuna yanıt aramaya devam ediyoruz. Bunun için ilk girişimlerde bulunuldu. İsveç’te bir okul, Minecraft oyununu şehir planlaması dersinde kullandı. Öğrencilerden, kendi şehirlerini kurmaları, elektrik, su ve diğer gereksinimleri karşılamaları istendi. Birçok ülkede, matematik ve fizik öğretmenleri, Angry Birds oyununu kullanmaya, biyoloji öğrencileri evrim hakkındaki Spore oyunuyla öğrenmeye başladı bile. Bu yalnızca okulla ilgili de değil. Yeni Zelanda’da oyun geliştiriciler, SPARX adında bir oyun oluşturdular ve oyunun depresyondaki gençler üzerindeki etkilerini test ettiler. Birçok vakada, oyunun geleneksel psikolog sohbetleri kadar, hatta daha etkili olduğu kanıtlandı.

Eğitimde oyunlardan faydalanmak söz konusu olduğunda, asıl soru “kullanıp kullanılmayacağı” değil, “ne zaman ve nasıl” kullanılması gerektiği olmalı.

 

Kaynakça:
Bejjanki, V. R, Zhang, R., Li, R., Pouget, A., Shawn Green, C., Lu, Z.-L. & Bavelier, D. (10 Kasım 2014) Aksiyon video oyunları, daha iyi algısal şablonların geliştirilmesini kolaylaştırıyor. http://www.pnas.org/ adresinden alınmıştır
Oei, A. C. and Patterson, M. D. (2014) Gereklilikleri değişen bulmaca video oyunu oynamak, yürütme işlevlerini iyileştiriyor. Computers in Human Behavior, Sayı 37. 216–228
Daniel Wedenig: Virtual Teachers: How Video Games Soon Assist Education. State University of New York, Empire State College, 2015.

Bu Makaleyi Paylaş

İlgili Konular

Oyun

Sonra Bunu Oku