Oyun Başladı!

Sanal Gerçeklikte Ses Nasıl Duyuluyor?

Kevin Ohannessian Author, Kill Screen

Sanal gerçeklik ile ilgili olarak çoğunlukla görsel deneyimlere odaklanılıyor, ancak ses de insanları dijital dünyada anlatılan hikayelerin içine çekmek için bir o kadar önemli.

Oculus Story Studio‘nun ilk sanal gerçeklik (VR) kısa filmi olan Lost‘un ilk dakikasında, çok güçlü ve etkili bir ses düzeni, izleyicileri anlatımın derinliklerine çekmeden önce sahnenin içine alıyor.

Oculus Story Studio’nun yaratıcı yönetmeni Saschka Unseld, sesin insanları yakalamada ve deneyimlerini tırmandırmada çok önemli bir rolü olduğunu biliyor.

“Gördüğünüz ilk şey bir ateşböceği,” diye açıklıyor Unseld açılış sahnesini.

“Sanal gerçeklik dünyasında kılavuzumuz olması için çok güçlü bir şey yerine, ateşböceği gibi küçük bir şey seçmeyi düşündük.”

Hikaye, cıvıldayarak uçan ve kullanıcıyı ormana doğru çeken bir kuş ile devam ediyor.

“Konumsal sesten faydalandık. Böylece kullanıcı, kuşun sağdan geldiğini anlıyor. İşte bu noktada, ortama alıştığınız ve ilginizi çektiğimiz anda Lost‘un hikayesi başlıyor.”

3D ses, sanal gerçekliğin olmazsa olmaz bir parçası. Genellikle “surround ses” olarak düşündüğünüz şeyden farklı.

Evde surround ses sistemiyle film izlerken, sesler izleyicinin önünde, iki yanında ve arkasında bulunan hoparlörlerden gelir. İzleyici hareket ettiğinde sesin yönü değişmez.

Sanal gerçeklikte, tüm ses VR başlıklarının parçası olan stereo kulaklıklardan gelir, ancak ses insanın gerçek işitme duyusunu taklit edecek şekilde işlendiği için her yönden geliyormuş gibi hissedilir.

950x534xoculus_connect_header__png_pagespeed_ic_85RTzyWTRM

3D ses, birden çok hoparlör yerine, başlığı takan kişinin etrafında sonsuz noktadan geliyormuş gibi olur.

VR başlığı takan birinin ayağının yanında öten cırcır böceğinin sesi, kişi eğildiğinde daha yüksek gelir. Kişi başını sesin geldiği yöne çevirdiğinde, önünde böceği görür.

Bu bir ses efekti değildir. Bu, Unseld’in söylediği üzere, kullanıcının etrafını saran konumsal bir gerçekliktir.

Müzik de sanal gerçeklik dünyasının önemli bir parçası olabilir.

Pulser Arena’nın geliştiricisi ZeroTransform, NUREN adında bir VR müzik videosu üzerinde çalışıyor.

ZeroTransform'dan Pulsar Arena'nın bir görüntüsü
ZeroTransform’dan Pulsar Arena

“En büyük fark, içine dalma hissi ve konumsallık,” diye açıklıyor ZeroTransform’dan müzik sihirbazı Jake Kaufman.

“Gerçekten oradasınız. Yankı, perdelemeler ve geometri de işin içinde. Bir yer yaratmaya çalışıyoruz.”

Bu gerçekliğin bir kısmını işitmeye bağlı transfer işlevi anlamına gelen HRTF’ye borçluyuz. Bu, sesin bir kulağa diğerinden farklı gelmesi olgusuna verilen ad. Bu sayede, beynimiz sesin nereden geldiğini belirleyebiliyor.

Bu aynı zamanda, sesin başınızın kemikleri ve dokusu arasında titreştiğinde nasıl değiştiğiyle de ilgili.

HRTF seslerinin bir film müziğinden farkını duymak için bu videoyu kulaklıkla dinleyin.

HRTF sesleri, insan başı görevi gören bir konteynerin içine kulak gibi yerleştirilen bir çift mikrofon ile kaydediliyor.

ZeroTransform'dan Pulsar Arena
ZeroTransform’dan Pulsar Arena

3D sesin uygulanması, sesin doğru şekilde işlediğinden emin olmanın yanı sıra, başka şekillerde de zorlu olabilir. Ses, 3D görsellerle mükemmel bir şekilde eşleşmiyorsa, bahsettiğimiz “içine dalma” efektinden bir anda uzaklaşabilirsiniz.

“Diyelim ki bir arazidesiniz ve rüzgarın sesini duyuyorsunuz, sonra başınızı çeviriyorsunuz ve her şey değişiyor,” diyor Oculus ses içeriği şefi Tom Smurdon ve kötü sesin insanın VR deneyimi içindeyken duyduğu geçici inanma halini nasıl bozabileceğini açıklıyor.

“Video oyunlarında, bir stereo döngüsü hazırlıyorsunuz ve bunu alana yerleştiriyorsunuz. Sorun şu ki VR’da bu ses, başınıza yapışmış bir şekilde duruyor. Ama bu istediğimiz şey değil.”

VR oyunlarında, sesler belirli nesnelere veya uzayda noktalara bağlanır.

Az önceki arazi örneğinde, Smurdon sahnenin başlıca yönlerinde dört farklı rüzgar sesi yerleştirebilirdi.

Hatta sekiz tane ses efekti bile olabilir ve oyuncu etrafında döndüğünde, ses de değişir ve her zaman hangi yönün kuzey olduğunu içgüdüsel olarak bilebilirdi.

3D alanda seslerin, aşağıda ve yukarıda, yakında ve uzakta olmak üzere böyle dikkatlice yerleştirilmesi, gerçeklik ve içine dalma duygusunun yanı sıra yön ve anlatı için de faydalı bir konumsal ses düzeni yaratıyor. Tüm bunlar, VR yolculuklarının en büyük hedefine, yani kullanıcının belirli duyguları deneyimlemesini sağlamaya hizmet ediyor.

“Birinin başına başlığı taktığınızda bir güven anlaşması yapıyorsunuz,” diyor Kaufman. “O kişinin zihinsel seslerini kendi gerçekliğinizle değiştiriyorsunuz.”

“Boşuna buna sanal gerçeklik denmiyor. Bu duygusal bağlantı, her şeyde önemli ama sanal gerçeklikte iki kat daha önemli.”

Bu Makaleyi Paylaş

İlgili Konular

Eğlence

Sonra Bunu Oku