Oyun Başladı!

Oyunlar Işık ile Gerçeklik Kazanıyor

İngilizce “let there be light” olarak ifade edilen ünlü “ışık bizimle olsun” sözü, M.Ö. 4,5 milyar yıllarına dayanır. Ancak günümüzün hızla değişen, başka bir dünyadan gelmişe benzeyen video oyunlarının temelinde, ışık ve ışıklandırmaya ilişkin kolektif insan bilgisi yatıyor.

Video oyunlarının tarihi, daha güçlü işlemciler ve bellekten daha karmaşık kontrol yöntemlerine kadar çeşitli teknik gelişmelerle şekillenen yaratıcı içeriklerden biridir. Oyun grafiklerinin ışıkla imtihanının bile bir geçmişi var.

Steve Manekeller, çok popüler bir oyun olan Eve Online‘ın arkasındaki oyun tasarımcısı CCP‘nin Baş Grafik Programlayıcısı. Işıklandırma teknolojisinin geçmişini kendi oyununda her gün görüyor.

bringing-games-life-with-light2

“Video oyunlarında ışıklandırma, Doom veya Ultima Underworld gibi oyunlardan bu yana çok yol aldı.” “Hiç dinamik ışıklandırmanın olmadığı, elle çizilen canavar panolarından, doğru fiziksel ışıklandırmalara geçtik! Eve Online, geçen 12 yılda birçok farklı ışıklandırma modelinden geçti ve yakın zaman önce fiziksel temeli olan bir ışıklandırma modeli kullanmaya başladı.”

Hollywood filmlerindeki özel efekt sekansları için saatlerce ışık demetlerini izleyebilen, güçlü bilgisayarlar kullanılıyor; başka bir deyişle, tek bir görüntüyü düzgün biçimde ışıklandırmak için yapay ışık demetleri kullanılıyor. Ancak video oyunları, sürekli değişen kamera açılarıyla ve öngörülemeyen aksiyonlarıyla gerçek zamanlı eylemler gerektiriyor. Bu gereklilik, ışıklandırmada daha basit yöntemler kullanılmasına neden oldu. Nesnelerin düzgün ışıklandırılmış şekilde görünmesini sağlayan küçük hilelere başvuruldu.

Önce, alanlar daha parlak boyandı. Kısa süre sonra, gölgelendirme yapmak için gerçek yönlü aydınlatmayla statik ışıklar kullanıldı. Yapay yansımalar (aynalarda ya da su birikintilerinde) ve lens flare (bir J.J. Abrams filminde olduğu gibi) gibi efektler daha sonra kullanılmaya başlandı.

İnandırıcı görseller yaratmak için daha komplike sistemler birbiri üzerine eklendi. Ancak en yeni nesil oyun donanımlarıyla, artık oyunlarda ışığın fizik kurallarına uygun hareket ettiği görülüyor.

bringing-games-life-with-light3

“Işınsallık, — yani yüzeylere çarparak geri dönen ve dünyayı dolduran ışıklar — dinamik olarak üzerinde çalışılması çok zor bir işlem. Bu nedenle, sorunu daha basite indirgiyor ve yüzeylerden geri yansıyan ışıkların dinamik olarak ve pratik biçimde güncellenmesi üzerinde çalışıyoruz,” diyor oyunların ışıklandırılması alanında uzman Geomerics grafik şirketinin kurucusu Chris Dora.

“Ancak bu varsayımların arkasındaki model, fizik açısından doğru olan ve gerçek yaşamda meydana gelen ışık hareketlerini aynen izliyor. Bu, elde edilen son görüntünün kalitesi ve sanatçılara sağladığı öngörülebilirlik açısından büyük öneme sahip.”

Geomerics, video oyunlarını mümkün kılan grafik motorlarının sahneleri komplike dolaylı ışıklandırma yöntemleriyle oluşturmalarına yardımcı olan Enlighten adlı eklentinin yaratıcısı. Işığın kendisi boşlukta hareket ediyor ya da “hacim” kazanıyor gibi görünüyor.

Işık, gölgeler ve yansımalar, bu teknolojiyle adeta gerçek dünyayı taklit ediyor. Işık, havada hareket ediyor ve etrafındaki her şeyle etkileşim göstererek inandırıcılık kazanıyor. El fenerinin ışığı sisin içinde dağılıyor. Güneş ışığı, tozlu havada yayılıyor. Işık, nesnelerin yüzeylerine vuruyor, nesneden geri yansıyor ve nesnenin materyaline göre ortamı daha da aydınlatıyor.

Sonuç mu? Kendinizi daha kolay kaptıracağınız, daha etkileyici dünyalar ortaya çıkıyor. Böylece, Grand Theft Auto gibi sandbox oyunları daha üç boyutlu ve cisimsel, Tomb Raider gibi aksiyon oyunlarını daha karamsar ve daha sinematik bir his veriyor, Skyrim gibi keşif odaklı açık dünyalar daha gerçekçi oluyor.

Daha çok alan, daha az ortam.

bringing-games-life-with-light4

Oyunlar giderek daha gerçekçi hale gelirken ışıklandırma, ekrandaki düz grafiklerden daha fazlasını yaratmanın çok önemli bir parçası haline geliyor.

“Göz, ışıklandırmadan aldığı ipuçlarına karşı inanılmaz bir duyarlılığa sahip,” diyor Doran. “Küçük eğimler ve renkteki değişiklikler, beynin dünyayı algılayışını etkiliyor. Oyunlarda buna benzer hareketleri ne kadar iyi canlandırabilirseniz, o kadar iyi sonuç alırsınız. Dinamik ışıklandırma, ışığın aksiyonu ve hikayeyi desteklemesini sağlıyor. Oyun sanatçıları, artık oyun sahnelerini görüntü yönetmenlerinin canlı çekim sahnelerinde yaptıkları şekilde ışıklandırabiliyor. Burada yeni kullanılmaya başlanan çok büyük bir potansiyel var.”

Bir sanal gerçeklik başlığının lenslerinden baktığınızda, bu etkileyici grafikler deneyimin daha da ayrılmaz bir parçası haline geliyorlar.

2015’te, Samsung’dan Gear VR, Sony’den Project Morpheus ve nihayet Oculus Rift teknolojilerinin piyasaya çıkmasıyla, üç boyutlu hareket eden ışıklarla dolu bir dünyada oyunlar gerçek bir deneyime dönüşüyor.

“Üç boyutlu dünyayı anlamlandırmak için ışıklandırmanın bize sunduğu bilgilerden faydalanıyoruz,” diyor Doran. “Araştırmacılar, sanal gerçekliğin sağladığı yanılsamayı bozmamanın ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle, ışıklandırma sanal gerçekliğin önünde gerçek bir zorluk.”

“Birçok oyun, büyük ölçüde görsellerinin sağladığı gerçekliğe dayanıyor, bu nedenle modern donanımların bize sunduğu ekstra işlemci döngülerini yeni ve gelişmiş ışıklandırma modellerinde kullanmak çok önemli. Ancak, hacimsel ışıklandırma, maliyetli bir işlem olduğundan, dikkatli olunarak diğer ihtiyaçlarla dengeli bir şekilde kullanmak gerekiyor. Bu nedenle, bu teknolojiden faydalanıp faydalanmamak oyununuzun türüne bağlı,” diyor Manekeller.

Sonuç olarak, oyun tarihinin tamamında olduğu gibi, oyun tasarımcılarının ve sanatçıların gerçekçi ışıklandırmadan ne derece faydalanabilecekleri konusunda son sözü teknoloji söyleyecek. Günümüzün donanımlarıyla bile, ışık izleme ve diğer hacimsel ışıklandırma doğrudan ulaşılabilen bir nimet değil. Ancak, zamanla teknoloji ilerledikçe, oyuncular fotogerçekçi dünyaların ışıklarına dalacak.

Bu Makaleyi Paylaş

İlgili Konular

Oyun

Sonra Bunu Oku