Maker Faire

Ev Yapımı Uzay Giysisi Bu Dünyanın Dışına Seyahat Edecek

Julian Smith Writer

Portland Devlet Üniversitesi’nde (PSU) antropoloji profesörü olan Smith, Kendin Yap konseptini tamamıyla yepyeni bir düzeye taşıyor: kendi yörüngealtı uzay giysisini sıfırdan yapmak.

homemade-space-suit-to-travel-out-of-this-world_2

“Uzay yolculuğu beni her zaman çok etkiledi,” diyor Smith.

Çocukken bütün Amerikalı astronotlara ve birkaç Rus kozmonota mektup yazmış ve cesaret verici birkaç yanıt almayı başarmış. Yetişkin olduğunda, yamaç paraşütü yapmış, Kuzey Kutbu’nda tek başına keşif gezisine çıkmış ve eski tekniklerle yapılan sallarla Güney Amerika kıyılarına yelken açmış. Bu deneyimler, özellikle yaşamı ve evreni keşfetme çabalarıyla ilgili olduğunda ona sistemli planlamanın ve ayrıntılara dikkat etmenin önemini öğretmiş.

“Bu fikir, bir buzulun üzerinde durup, burada uzay giysisine ihtiyaç var diye düşünmemle başladı,” diyor. “Burası uzaya benziyor.”

2008’den beri, Smith ve kendi kendini eğiten PSU öğrencilerinden oluşan Pacific Spaceflight adını verdikleri ekibi, Smith’in evinde, genellikle uzayın eşiği olarak bilinen 19 kilometre uzaklıktaki “Armstrong çizgisine” güvenli gidip geri gelmeleri sağlayacak bir uzay giysisi tasarlamaya ve geliştirmeye çalışıyor.

homemade-space-suit-to-travel-out-of-this-world_3

Dördüncü denemelerini yaptıkları giysi, geri dönüşüme gönderilen ya da raflarda kolaylıkla bulunabilecek materyallerden oluşuyor. İç katman, buzlu su sirkülasyonunu sağlamak üzere 9 metrelik bir tüpe sahip, uzun bir polipropilen iç çamaşırından oluşuyor. (Isının uzay boşluğunda iyi yayılmaması nedeniyle aşırı ısınma, sıcaklığı korumaktan çok daha üzerinde durulan bir konu.)

İkinci katmanda, basınca maruz kaldığında şeklini koruyacak, elastik olmayan bir endüstriyel kafes katmanıyla kaplı su geçirmez dalış giysisi var. Dış katman ise alev almaz bir malzemeden oluşuyor. En üstünde Smith’in eBay’de 400 dolara bulduğu parlak turuncu bir Sovyet Hava Kuvvetleri kaskı var.

Derme çatma görüntüsüne rağmen, giysi yüksek odalarda ve donduruculardaki birçok testi ve Portland’ın Willamette Nehri’nde art arda yapılan batırma testlerini geçti.

Smith 2014’te giysinin Mark III versiyonunu, bir helikopterde 5 kilometre yükseklikte sorunsuz bir şekilde giydi.

Pacific Spaceflight, İnternet’ten ücretsiz bulunabilecek NASA arşivlerinden ilham aldı. Ekip, tasarımda sürekli olarak değişiklikler yapıyor, yeni materyaller ve kaynak dikişi gibi yeni teknikler buluyor.

Smith, vizörü sisten korumak ve giysinin içindeki gaz basıncını ayarlamak gibi temel zorluklarla karşı karşıya olduklarını belirtiyor.

“Her zaman bazı, küçük sızıntılar olabiliyor, ancak daha fazla hava pompalayarak bunun çaresine giderebiliyorsunuz,” diyor.

homemade-space-suit-to-travel-out-of-this-world_4

Başka bir sorun da mobilite. Basınçlı esnek giysiler, tamamıyla havayla doldurulduğunda sabit bir şekil alıyor, bu da bir düğmeye dokunmak kadar basit bir hareketi çok zorlaştırmanın yanı sıra imkansız hale getirebiliyor. Ekip, bu sorunu çözmek için endüstriyel bir kanal materyali buldu. Kurutucunuzun arkasında yer alan tüpün daha dayanıklı bir versiyonu kullanılarak, kollar çok daha bükülebilir hale geldi.

Smith, tasarım deneyimlerini birkaç dersle özetliyor. En iyi tasarım, sonsuz araştırma ve teori üzerinde çalışmak yerine, eski sistemlerde mevcut donanımı kullanarak ham bir prototip üzerinde çalışmakla elde ediliyor. Ayrıca, nihai tasarım diye bir şey yok; farklı görevler farklı tasarımlar gerektiriyor ve bu nedenle esneklik çok önemli.

Fiyatı mı? İş gücünü saymazsak, Smith toplamda 10.000 dolardan az harcama yaptığını belirtiyor. Bütçeyi düşük tutmak işin önemli bir parçası, diyor Smith.

Uzayın eşiğine erişmenin ötesinde, uzay yolculuğunun milyonlarca dolar bütçeye sahip devletler ya da özel şirketler ile sınırlı olan ultra yüksek teknolojiyle yapılmak zorunda olmadığını göstermek istiyor.

Hazır satılan Rus ya da NASA yapımı uzay giysileri 100.000 dolar değerinde ve 12 kg ağırlığında. Peki Smith’in hedefi ne? Ağırlık: 5 kg; maliyet: 1000 dolar.

“Onun yenilikçi ruhuna, ayrıntılara gösterdiği dikkate ve ‘istersem uçabilirim bile’, şeklindeki yaklaşımına bayılıyorum” diyor MIT’den Astronotik ve Mühendislik Sistemleri Profesörü Dava Newman.

Basınç giysilerinin geçmişi 1930’lara dayanıyor ve ilk modeller bunun gibi ev yapımı modellerdi, diyor Smith. Apollo ay programı bile modern standartlara göre inanılmaz düşük teknolojilere sahipti; iPhone’dan daha düşük güç sunan delikli kartlı bilgisayarla çalışıyordu.

Apollo uzay giysilerinin çoğu, elde kesilip dikilmişti; Neil Armstrong ve Buzz Aldrin’in uzaya ilk ayak bastıklarında giydikleri giysileri Playtex’teki kadın terziler dikmişti.

“Bir uzay giysisi için bu üç katmanın (basınç, dayanıklılık ve koruma) gerekliliği çok net ve bunlar gelişmiş mühendislik gerektirmiyor,” diyor Smithsonian Ulusal Hava ve Uzay Müzesi’nden uzay tarihi küratörü Cathleen Lewis.

“Bugünlerde maliyetleri ve ağırlığı azaltmak birçok uzay projesinin hedefi.”

Sürekli olarak gelişen teknoloji, daha ucuz bileşenler ve İnternet’teki mevcut açık kaynaklar, işbirliğini çok kolaylaştırdı. Bazı gruplar, kitle finansmanı ve hatta kitle kaynağı tasarımını deniyor.

homemade-space-suit-to-travel-out-of-this-world_5

Smith’in giysisi, küçük ölçekli uzay uçuşlarındaki daha büyük bir trendin bir parçasını oluşturuyor. SpaceX ve Virgin Galactic gibi şirketler, devlet programlarıyla yarışırken, bazıları da üç boyutlu baskı ile roket parçası üretiyor veya 50.000 dolardan daha düşük maliyetle yörüngeye uydu gönderiyor.

Küçük ölçek trendi, her zaman bu kadar sorunsuz ilerlemiyordu.

Daha Ekim 2014’te, Uluslararası Uzay İstasyonu’a giden özel bir insansız roket, kalkış sırasında patlamış, Virgin Galactic’in SpaceShipTwo aracının Kaliforniya’da parçalandığı kazada ise aracın pilotu hayatını kaybetmişti.

Pahalı olmayan bir basınç giysisinin, sokaktaki insanların uzaya gitmesini kolaylaştırdığı söylenemez, diyor Lewis.

“İnsanları uzaya göndermenin maliyetinin büyük kısmını uzay giysileri değil, insanları ve yaşam ortamlarını uzaya gönderecek kadar güçlü bir roketin maliyeti oluşturuyor.

Örneğin, Rus Soyuz kapsülünde bir koltuk, 65 milyon dolarken, Zvezda tarafından üretilen bir Sokol KV-2 uzay giysisinin fiyatı 50.000 dolar.

Yine de Smith ve ekibi, azim ve dikkatle bir sonraki hedeflerine yaklaşıyorlar. Kısa süre önce kullanılmış bir sıcak hava balonu satın aldılar ve her şey planlandığı gibi gittiği takdirde, Noel tatili sırasında Smith’i doğu Washington üzerinde 9 kilometre taşıyabilecek bir sepet tasarlıyorlar.

“Bunu gerçekten zorlayacağız,” diyor Smith. “Mümkün olduğunca hafif olacak ve hava tıpalarını sonuna kadar açacağız. Normal bir sıcak hava balon pilotu bunun çılgınca olduğunu söyleyebilir, ama bize göre bu çok özel bir kullanım şekli.”

Deliler gibi test yapacak olmalarına ve her tür olası soruna karşı plan geliştirecek olmalarına rağmen, her ihtimale karşı Smith paraşüt takacak.

Bu Makaleyi Paylaş

İlgili Konular

Teknoloji İnovasyonu

Sonra Bunu Oku