Teknoloji İnovasyonu

Baş aşağı bir gökdelen: Analemma Tower bir asteroite temel atıyor

Hans-Martin Durst Autor, Hemd & Hoodie

En üst katı 32 bin metre yükseklikte asılı duran Analemma Tower gökdeleninin her gün farklı şehirler arasında hareket etmesi planlanıyor.

U şeklindeki gökdelen The Big Bend ya da Uçurum Evi gibi mimari tasarımların sıra dışı olduğunu düşünüyorsanız, henüz Analemma Tower’ı duymamışsınız demektir. Bu gökdelen yalnızca dünyanın en uzun binası değil, aynı zamanda ilk baş aşağı duran binası olabilir. Temelinin Dünya yörüngesindeki bir asteroitin üzerine kurulması düşünülen bu kule, bir kablo yapısı ile asılı duracak. Bu da sakinlerine büyüleyici bir manzara sunmanın yanı sıra her gün kuzey ve güney yarımküreler arasında yolculuk olanağı sağlayacağı anlamına geliyor.

Söz konusu asteroit Dünya yörüngesinde sekiz çizerken, Analemma Tower gökdeleni de her 24 saatte bir Havana, Atlanta, Panama City ve New York gibi şehirler üzerinde bir yörüngeyi izleyecek. Yani gökdelenle oturanlar canları istediği zaman binadan paraşütle atlayabilir. Ancak buna pek ihtiyaçları olmayabilir, çünkü kule projesinde dairelerin yanı sıra ofis, mağaza, park ve eğlence tesisleri de mevcut. 32 bin metre yükseklikteki sakinlerin uzay boşluğuna ve sıfırın altındaki sıcaklıklara karşı korunmaları gerekiyor. Bu nedenle, bu dairelerde daha alt katlardakilere kıyasla daha küçük ve daha kalın pencereler olacak. Ancak bu katlarda oturanlar güneş ışığından her gün 45 dakika daha fazla faydalanabilecek.

Analemma Tower bulutlara ulaşıyor

Analemma Tower’ın güç kaynağı sistemi, bulutların üstünde duran güneş hücrelerinden ve gün boyu aldığı güneş ışığından faydalanıyor. Üretilen enerji, diğer uygulamaların yanı sıra geleneksel kablolu asansörlerdeki yükseklik sınırlarına tabi olmayan elektromanyetik asansörler gibi hizmet araçlarına elektrik sağlamak için kullanılıyor. Binanın su sağlama sistemi bulutlardan beslenirken, sistemde bir de yeniden işleme tesisi bulunuyor. New York merkezli Clouds Architecture Office, bu fikirlerin geleceğin şehirlerine yönelik öneriler olarak değerlendirilmesini amaçlıyor.

Analemma Tower, sakinlerine muhteşem bir manzara sunuyor.
Analemma Tower, sakinlerine muhteşem bir manzara sunuyor. Gif: Cloudsao – Analemm Tower(montaj)

Mimarlar, Analemma Tower’ın yalnızca bir konsept olduğunu, ancak asteroitlerden faydalanmanın gerçekten uygulanabilir bir fikir olabileceğini vurguluyor. Buna örnek olarak NASA’nın asteroitleri toplayarak Dünya’ya yakın bir yörüngede dönmelerini sağlama planını veriyorlar. Bu görevin 2021 gibi çok yakın bir tarihte başlatılması planlanıyor. Büyük ihtimalle bu tür dev bir yapıyı inşa etmek fiziksel olarak imkansız olacak. Tasarım, henüz insanların binaya nasıl girecekleri sorusuna dahi yanıt veremiyor. Ancak en azından mimarlar bu projeyi nasıl finanse edecekleri düşünmüşler. Dubai’deki inşaat maliyetlerinin New York’takinden beş kat daha düşük olduğunu ve birçok gökdelen uzmanının orada yaşadığını söylüyorlar. Onlara göre, birçok sıra dışı inşaat projesini gerçekleştiren Dubai, bir gün gökte asılı bir gökdelen inşa etmekle de ilgilenebilir.

Kapak fotoğrafı: Cloudsao – Analemma Tower(montaj)

Bu Makaleyi Paylaş

İlgili Konular

Teknoloji İnovasyonu

Sonra Bunu Oku